Booking.com

Antalya’daki Arkeolojik Alanlar ve Tarihi Kalıntılar

Antalya Tarihi Yerler Mekanlar

Antalya denilince ilk akla gelen turizmdir. Turizm denilince de Antalya’da Akdeniz, kumsallar ve güneş gelir. Antalya esasen sadece güneş ve deniz tatili için değil tarihi doku için de unutulmaz güzelliklere sahiptir. Dilerseniz Antalya’daki Arkeolojik Alanlar ve Tarihi Kalıntılar için kısa bir gezintiye çıkalım…

Perge

Booking.com

Antalya’da çok sayıda arkeolojik alan vardır. Buralarda bulunan değerli eserlerin bir kısmı Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir. Antalya’nın 30 km kuzeyinde bulunan Karain Mağarası paleolitik, neololitik, kalkolitik, eski tunç gibi protohistorik çağlarda ve klasik çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Karain Mağarası insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden birisidir.

Booking.com

Antalya’nın Serik’te yer alan Aspendos antik kentinin tiyatrosu Roma mimarisinin en iyi örneklerindendir.
Şimdiki adı Kaleiçi olan Antalya Kalesi’nin kapısı Romalılar zamanında Kral Hadrianus’un şehri ziyaretine hitaben inşa edilmiştir.

Myra

Termessos kenti Büyük İskender’in MÖ 333’te kenti kuşatması ve Termesosluların güçlü bir savunma yaparak kenti teslim etmemesiyle kurulmuştur. Antalya’da MÖ 12. yüzyılda Yunan göçleriyle kurulan Pamfilya’nın antik kentlerinden Perge’nin kalıntıları günümüze ulaşmıştır. MÖ 10. yüzyıldan kalan antik kent Aspendos ve bu kentte MS 2. yüzyılda kurulan Aspendos tiyatrosu ilin Serik ilçesindedir.

Simena antik kenti kalıntıları

Demre ilçesinde bulunan Simena, Türkiye’nin sadece denizden ulaşılabilen ender yerleşimlerinden biridir. Kekova Adası ve çevresindeki kıyılarda doğal, kültürel ve coğrafi değerlerin korunması amacıyla oluşturulmuştur, 260 km² alanı kaplayan Kekova Özel Çevre Koruma Alanı’nın içerisinde yer alan Simena Antik Kenti, 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescillidir.
Demre’deki Myra, kaya mezarları, Likçe yazıtları ve sikkeler, kentin en azından MÖ 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürdüğünü gösterirler.
Side Antik kenti, MS 2. yüzyıla tarihlenen tiyatroda MS 3. yüzyılda orkestranın etrafı yüksek bir duvarla çevrilerek arena şekline dönüştürülmüş olmalıdır. Duvar üzerindeki su geçirmez sıva kalıntılarından havuz şekline de dönüştürülmüş olabileceğini düşünülse de bu teknik olarak mümkün görünmemektedir. MS 5. yüzyılda tiyatro içerisine Şapeller yapılarak Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde de kutsal bir mekan (açık hava kilisesi) olarak kullanıldığı bilinmektedir.

MÖ 13. yüzyıla ait Hitit metinlerinde şehrin adı Patar olarak geçen Patara, Tepecik Akropolü’nde ele geçen seramik parçaları, Orta Tunç Çağı özelikleri içerirken, yine Tepecik’in doğu yamacı eteklerinde ortaya çıkarılan, Demir Çağı öncesine ait taş balta Patara’nın tarihinin ne kadar eskilere gittiğini göstermektedir.

13 Antik kentten biri olan Olympos, kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte İ.Ö.167-168 yılarında basılan Likya Birlik sikkelerinde adı geçer. Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip 6 şehirden biridir.

Alanya Kalesi ise denizden ve karadan zor ulaşılabilirliği ve doğal korunaklı oluşu nedeniyle tarih boyunca kesintisiz yerleşim görmüş olan Alanya Kalesi, Anadolu’yu süsleyen yüzlerce kaleden bugün ayakta kalabilmiş, en iyi korunmuş ortaçağ kalelerinden birisidir.

Booking.com

Bu Yazılar da Hoşunuza Gidebilir!..

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.